Meme Büyütme (Protez)

Meme Büyütme (Protez)

Dişiliğin en önemli simgelerinden biri hiç kuşkusuz ki memeler. Dolgun ve diri memeler kadının kendine olan güvenini arttırır, daha bir dişi hissetmesini sağlar. Gebelik ve emzirme sonrası, meme tümörü, yaşlanma yada ergenlik sonrası yapısal olarak memeler küçük kalabilir. Bu durumlarda küçük olan memeyi büyültmeye yönelik yapılan ameliyatlarla estetik meme oluşturmak mümkün. Meme büyütme ameliyatı tüm dünyada en yaygın yapılan estetik ameliyatlardan biridir. Meme büyütme ameliyatlarında memenin arkasına yerleştirilen meme protezleri sayesinde meme çevresi ölçüsü birkaç sütyen ölçüsü artırılabilir.

Ameliyat teknikleri nelerdir?

Meme büyütme ameliyatları için kullanılan en yaygın ve güvenilir yöntem protez kullanılarak yapılan ameliyatlardır. Meme dokusu veya kas altına yerleştirilen meme protezleri ile meme hacmi arttırılır.Ameliyat öncesi yapılan muayenede hastanın ameliyattan beklentileri konuşulur, hastanın mevcut meme dokusu değerlendirilir ve ameliyat için uygun bir aday olup olmadığına, ameliyatta kullanılacak protezin tipi ve büyüklüğüne, protezin yerleştirileceği alana ve yapılacak kesinin yerine karar verilir. Ameliyatta hangi tekniğin kullanılacağına meme büyüklüğü, biçimi, meme uçlarını çevreleyen kahverengi alanın büyüklüğü, sarkmanın derecesi ve cilt elastikiyetine göre karar verilir.

Ameliyat sonrası öneriler

Meme büyütme ameliyatının sonrasında doktorunuzun tercihine göre aynı gün eve dönebilir ya da bir gece hastanede kalabilirsiniz. İşinize/sosyal yaşamınıza da birkaç gün içinde dönebilirsiniz. İlk iki hafta sportif aktivitelerden kaçınmak ve ameliyat sonrası ilk günlerde kolların yukarı kaldırılmaması önerilir.

Sık sorulan sorular

Küçük olan memeyi büyültmeye yönelik yapılan ameliyatlarla estetik meme oluşturmak mümkündür. En sık yapılan meme büyütme girişimi silikon protezlerle yapılandır. Öncelikle plastik cerrah ayrıntılı muayene yaparak, memenin büyüklüğü, cildin ve göğüs kafesinin yapısını değerlendirerek ameliyatı etkileyecek faktörleri hastaya anlatır.

Hastalar cerraha başvurduklarında meme büyüklüğünü tarif etmekte zorlanırlar. Genellikle de kullandıkları sütyen büyüklüğünü söyleyerek daha büyük ölçüde sütyen kullanmak istediklerini söylerler. Cerrah özellikle hastanın beklentilerini anlamalı, standart ölçümleri hesaplayarak uygun protezi seçmelidir. Son yıllarda bazı bilgisaray programlarından faydalanarak hasta ameliyat öncesi meme büyüklüğünü üç boyutlu olarak görebilmektedir. Bazı cerrahlar ameliyat esnasında  “sizer” denilen deneme protezleriyle değerlendirme yaparak kalıcı proteze karar verebilirler.

Bilinen 4 cerrahi teknik kullanılır. En sık kullanılan yöntemler inframammarian (meme alt kısmının göğüs kafesine birleştiği bölgenin hafif üzerine yapılan meme altı kesisi) ve periareolar (meme başının etrafındaki koyu renkli derinin alt kısmımda yarımay şeklınde kesi) kesiler ile yapılır. Daha nadir kullanılan teknikler ise koltuk altına yapılan aksilla kesi ve çok daha nadir olarak da göbek( umblikus)  çevresi yapılan kesi ile endoskopik olarak protez yerleştirme işlemi olup genelde cerrahlar arasında tercih edilmemektedir. Bu tekniklerin hepsinin yararlı ve zayıf noktaları vardır. Örneğin meme altı kesi (yaklaşık 3-4 cm) ile yapılan teknikte protez cerrahın istediği bölgeye yerleştirip mükemmel bir görünüm elde edilir; Dezavantajı ise kesi izinin diğer tekniklere göre daha fazla olabilir. Meme başı çevresinde yapılan kesi izi daha az kalabilir ancak meme ucunda kalıcı hissizlik oluşabilir. Koltuk altında yapılan kesinin en büyük avantajı memede görünen izin olmamasıdır ancak cerrahın görüş alanı kısıtlı olduğundan protez daha yukarda kalabilir. Kısaca yapılacak kesinin yeri plastik cerrahın tercihine, hastanın beklentilerine ve kullanılacak protezin tipine bağlı olarak değişkenlik gösterebilir.

Meme protezleri 3 bölgeye yerşleştirilebilir. Meme dokusunun altına, meme altında bulunan göğüs duvarı kasının altına ve her ikisinin karışımı şeklinde hazırlanan boşluğa yerleştirilebilir. Genelde cerrah protezin nereye yerleştireceğine muayane sonrası karar vererek hastayı bilgilendirir.

Silikon jel içeren ve serum fizyolojik içeren protezler olarak  ikiye ayrılırlar. Son yıllarda teknolojinin gelişmesiyle beraber koheziv jel denilen protez kesilse dahi içindeki jel silikonun dışarıya akmadığı silikon protezler üretilmiştir. Protezi anatomik(damla şeklinde) veya yuvarlak olarak iki şekildedir. Hasta beklentileri ve memenin özelliğine göre cerrah ve hasta hangi şeklin olacağına karar verirler. Dünyada plastik cerrahların % 95’den fazlası silikon jel içeren protezleri tercih etmektedir.

Meme protezinin, kansere neden olmadığı çok sayıda bilimsel araştırmalarla saptanmıştır. Bu çalışmalarda, 20-40 yıl gibi çok uzun zaman takip edilen hastalar değerlendirilmiş olup protezi konulan hastalarda normal kadınlara göre meme kanseri oluşma oranı farklı çıkmamış hatta biraz daha düşük olduğu belirlenmiştir. Bu düşük oranın nedeni protez ameliyatı olan hastaların ameliyat öncesi ve sonrası rutin meme kontrollerini zamanında yaptırmaları olarak belirtilmiştir. Protez ameliyatı sonrası proteze bağlı allerji, toksik etki gibi yan etkiler bildirilmemiştir. Yaklaşık 50 yıldır son derece güvenli oldukları bilinmektedir.

Hasta 1 hafta önceden (ideal olan 10 gün önce), aspirin vb ağrı kesicileri ( kanı akışkan hale getiren ilaçlar), E vitamini içeren vitaminleri, alkol ve doğum kontrol ilaçlarını kullanmayı kesmelidir.

Muayene sonrası cerrahınız rutin tetkikler dışında, meme ultrasonografi(USG), mammografi  ve/veya MR isteyebilir.

Ameliyatın özelliğine bağlı olarak yaklaşık 1-2 saat arasında tamamlanır.  Ameliyatı sonrası pansuman yapılarak, ameliyat sütyeni uygulanır. Cerrahın tercihine bağlı olarak her memeye birer adet dren (açılan boşluğa biriken kan ve sıvıların dışarı alınması için kullanılan silikondan üretilmiş madde) yerleştirilir ve bu drenler genelde ameliyat sonrası 1. gün alınabilir.  Ameliyat sonrasında olabilecek ağrı ilaçlarla kontrol altına alınır. Hastanın genelde bir gün hastanede kalması yeterlidir.

Tüm cerrahi işlemlerin kanama ve enfeksiyon da dahil olmak üzere belirli riskleri vardır. Hematom (kan birikintisi) oranı % 0.5-3, enfeksiyon oranı % 2.2 ve sinir hasarı %15 olarak bildirilmiştir. Protezin yer değiştirmesi ve kesi izi ise diğer risklerdir.

Ancak ameliyat izleri 6 ay – 1 sene sonra belli belirsiz hale gelecektir.

Ameliyatların en önemli riski(komplikasyonu) %5-30 oranında değişen kapsül kontaktürü diye isimlendirdiğimiz durumdur. Bu durum protez etrafında vücudun oluşturduğu dokunun memenin şeklini bozması, aşırı sert olarak ele gelmesidir.  Bu risk uygun büyüklükte protez konulması, operasyon sonrasında masaj yapılması, ameliyatın steril şartlarda yapılması ile azalacağı belirtilmektedir.

Her iki memedeki iyileşme sürecinin farklılığına bağlı olarak meme asimetrisi oluşabilir. Ameliyatı sonrası hafta ve aylarda memede farklı derecelerde sertleşme ortaya çıkabilir. Cerrahınız bu durumlarda meme masajı önerebilir. Ameliyatı takiben meme uçlarında %15’e kadar duyu kaybolabilir, fakat çoğu hastada duyular zamanla geri dönecektir.

Hayır olmaz, protez sonrası hastalar süt verebilirler. Yapılan araştırmalarda normal silikon protez uygulanmamış kadınların sütündeki silikon oranıyla, protez yapılmış kadınlardaki silikon oranlarında bir farklılık saptanmamıştır.

Hayır olmaz, protez sonrası hastalar süt verebilirler. Yapılan araştırmalarda normal silikon protez uygulanmamış kadınların sütündeki silikon oranıyla, protez yapılmış kadınlardaki silikon oranlarında bir farklılık saptanmamıştır.

×